osmanyueksel.com
"mutluluk aptallar içindir"Dostluk kurmak neden zordur? (Alıntı)
Birçok insanın dost bulamamaktan şikayet ettiğini işitirsiniz. Öte yandan dostluk övgüsüyle dolu birçok edebiyat metniyle karşılaşırsınız. Dost bulamadıklarından yakınanlar kendilerine dostça tavır gösterilmeyişi dolayısıyla hoşnutsuzdur. Dostluğu övenler ise kendi dost duygularına güvenenlerdir. Açıkçası dostluk insanlar arasındaki yankısını karşılıklılık suretiyle değil, iki taraftan yalnızca birinin tutumu yüzünden bulabiliyor. Dostluğa hakkını vermek, yani dostlar arasındaki sağlam dengeye kavuşmak çok zor. Bu zorluk karşısındaki görüşlerini Henry Adams (1838-1918) şöyle dile getirmiş:’Ömür boyunca bir dosta sahip olmak hayli miktarda sayılır; iki dost çok sayıda demektir; dostlardan üç tane edinmek ise neredeyse imkan haricindedir.’ Bir dostluk kurmak bile yeterinden çoğunu kazanmış olmak demektir.
Acaba bu kıtlık hangi sebeplerden ötürü doğmaktadır dersiniz? Henry Adams, yukarıdaki sözleri dostluk şartlarının bir arada bulunmasının ne derecede müşkil olduğunu bildiği için söylemiş. Şöyle devam ediyor sözlerine: ‘Dostluk hayatta belirli bir koşutluğu, bir düşünce müşterekliğini, amaca ulaşmada bir yarışmayı gerektirir.’ İki insanın bu üç şartı aynı anda yerine getirmek suretiyle dostluğa ulaşmaları gerçekten ‘yeterinden çok’ bir şeyi gerçekleştirmiş olmaları demektir. Halbuki biz yukarıda sayılan üç şarttan yalnızca birini getirdiğimizde dostluk doğuversin isteriz. Çünkü her üçü de tek başına küçümsenecek işlerden sayılmaz.
Hayattaki belirli koşutluk yalnızca bir ortamı paylaşmaktan ibaret sayılmaz.İki insanın koşut(paralel) hayatı olması demek onların yaşama düzeni bakımından aynı yöndeki akışı benimsemesi demektir. Her ikisinin dış zorlamalar yüzünden aynı hayat kalıbına zorlanmış olmaları koşutluğu doğurmaz. Gerekli olan istikameti paylaşmaktır.
İkinci şartı yerine getirmek, düşünce müşterekliğini ele geçirmek hayat koşutluğu içinde bulunmaktan daha zordur. Çünkü iki insanın düşünce müşterekliğindeki kıvamı tutturabilmeleri için vakıaları değerlendirmede ortak ölçülere rağbet etme zorunluluğu vardır. Yani iki insan ‘hem hal’ olmadıkça ortak düşüncenin mahiyeti hakkında
hiçbir şey öğrenemezler.
Dostluğun üçüncü şartı ilk ikisinden de çetin. İki dost amaçlarına varma işinde birbirlerini geride bırakmaya çabalayacaklardır. Dostluğa olan katkısından dolayı iki dosttan biri diğerinin kendisini geçmesine, geride bırakmasına tahammül edemez. Buna isterseniz sadakat adını verebilirsiniz. Her şeye rağmen dostluğa sadakat. Öyle ki iki
dosttan biri diğerinin dostluk konusunda tökezlediğini fark etmesi halinde açığı kapatma konusunda elinden geleni yapacaktır. Nerede o dost? O dost siz değilseniz, ne hakla bir başkasından öyle bir nitelik umuyorsunuz?
İsmet Özel – Bilinç Bile İlginç (s.26-27)
Etno-Ritim Avusturya bölümünden bir performans – Kollegium Kalksburg
Bence Avusturya bölümünün en etkileyici performansi…
https://vimeo.com/36698470
—
Fragment from “Etno-Ritim”, a documentary series on traditional music of European countries, prepared for Turkish National Television (TRT).
This song took place in episode “Austria.”
For further info and other videos, please visit the Facebook page of the documentary:
facebook.com/EtnoRitim
_____
TRT icin hazirlanan “Etno-Ritim” isimli, Avrupa ulkelerinin geleneksel muziklerini konu alan belgesel serisinden bir bolum.
Bu sarki, belgeselin Avusturya bolumunde yer almaktadir.
Daha fazla bilgi ve diger videolar icin belgeselin Facebook sayfasini ziyaret edebilirsiniz:
facebook.com/EtnoRitim
Android Apps

Android İşletim Sistemleri için önerebileceğim bazı program isimleri vereceğim. Dilerim faydasını görürsünüz:
Adobe Reader, Adnvanced Task Killer, Amazon, App 2 SD Free, Barkod Scanner, Best Apps, BS Player, Google Dökümanlar, Dropbox, DSP Manager, Easy Battery Saver, Ebay Kleinanzeigen, Fx Camera, Googles, Jorte, K9 Email, kaufDA, Last.fm, LcWord, Leo, Namaz Vakitleri, offen?, Opera Mini, Öffi (Almanya için toplu taşımaya yönelik), Picplz, Pocket Auction Ebay, Retro Camera, Rom Manager, WhatsApp, WordPress, Youtube, Viber, Twitter, Google Talk, StopWatch
TRT – Etno Ritim Portekiz Bölümü
TRT için Beyoğlu Film’in hazırlamakta olduğu, benim de görüntü yönetmeni olarak görev aldığım Etno Ritim adlı belgeselin Portekiz Bölümünü sizlerle paylaşıyorum.
Güncel yayın akışına ise TRT web sayfalarından ulaşabilirsiniz.
Online Latince Sözlükler
C. Cengiz Çevik‘in hazırlamış olduğu internet üzerinden erişilebilir Latince sözlüklerle ilgili bir derleme http://jimithekewl.com/latince adresinden ulaşılabilir.
Almanca için ise basit bir Latince – Almanca sözlük önerebilirim, siz de bildiklerinizi paylaşırsanız sevinirim. http://albertmartin.de/latein/
Bu arada Berlin’de FU’da bir bölüm mevcut Latin Filolojisi için bkz. http://www.geisteswissenschaften.fu-berlin.de/we02/studium/ba/ba_latein/index.html
SLR Fotograf Makinesi Simulatörü
Aslında basit bir SLR Kamera simulasyonu ama giriş seviyesindeki kullanıcılar için bulunmaz bir nimet. Bilgisayar başında ensantene, diyafram vb. ayarları yapıp bir SLR Fotograf makinesini simulasyon olarak test edebilirsiniz.
Link için Muammer Yanmaz‘a tesekkürler.
http://camerasim.com/camera-simulator/
İsmet Özel’in Berlin konuşması: Türk İstiklâli Mezata mı Düştü İhale mi Edildi?
Berlin’de geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen “Türk İstiklâli Mezata mı Düştü İhale mi Edildi?” başlıklı konuşmanın ses kaydıdır.
Üç saatlik bir konuşma olduğu için video olarak yayınlama şansımız olmadı, ses kaydını İstiklal Marşı Derneği’nin yayınladığı şekliyle sizlerle paylaşmak istiyorum.
Üç Maymun!

türk toplumunun hayatını “öztürk” ailesinin (eyüp, hacer ve çocukları ismail) üzerinden anlatan; vurucu, durağan, anlatımı kuvvetli bir nuri bilge ceylan filmi.
insanın içindeki duyguları ifşa eden, kötünün nasıl sindirilebileceğini… bu toplumda nasıl görmezden gelinerek rafa kaldırıldığını 70′lerin bir resmine bakar gibi anlatan filmdir.
filmdeki tek kadın karakterin hacer olması bize dikkat etmemiz gereken konunun kaynağını da gösteriyor. (bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/hacer) aslında hakir görülen, dışlanan, kötülüğün kaynağı olarak görülen fakat aynı zamanda da güce tapan(!) bir kadın. tema olarak yönetmenin bu göndermeyle neye işaret ettiğini bilemeyiz belki ama karakterlerin isimleri yoruma açık bir konuya işaret ediyor; hacer bilindiği üzere ibrahim peygamberin eşi ve ismail peygamberin de annesidir. bu kadar ciddi bir göndermeyi mayıs sıkıntısı’nda da yapmıştı yönetmen. bahsi geçen olayda ibrahimî geleneğe gönderme olduğu, filmin sonunda tövbekâr bir eyüp ve yolunu arayan bir karakter ile başka yönüyle tekrarlıyor. final sahnesinde ise bildiğimiz yağmur ve temizlenme bahsi.
filmde izleyiciyi sarsan diğer bir unsur evin en küçük ve aramızdan ayrılmış çocuğudur. bir hâyâl gibi görünse de ya da belli sahnelerde ortaya çıksa da burada yönetmenin suçluluk duygusuna işaret ettiğini çok rahat anlayabiliyoruz. zaten filmin damarı tamamen bu duygunun aktarımı ve sınıfsal tezahürü üzerine kurulu. bunun
toplumdaki dini sembolleri/isimleri bu şekilde kullanarak yapması ve bize ahlâksızlığın kütüğüne dair çıkarımda bulunması çok iddialı bir okuma olmasa gerek. aldığı ödülde hatırlayacaksınız “tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme” demişti ve bu yalnızlığın batı dünyası tarafından ödüllendirilmesi insana farklı şeyleri düşündürmüyor değil.
Pickpocket
Robert Bresson’un Pickpocket’ini izleme fırsatı buldum dün. Her ne kadar filmdeki karakterin sosyal teorisini henüz çözemesem de filmin mutlaka izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sade, düz bir ifadeyle, hatta çoğu zaman ifadesizlikle karşılaşıyorsunuz filmde.
Önemli bir katolik olan Bresson’un modern bireyi sorunsallaştırdığı bu filminde batının ahlaki bunalımını da kısmen görebiliyoruz. Neden Bresson filmlerinin tarzında filmlerin devamı gelmemiş bunu da merak ediyoruz.






